Kategori arşivi: oyun

mandala

Mandala bir anda her köşeden karşıma çıkmaya başladı.

Bazen böyle olur ya, bir şeyin şey olmaktan çıkıp sizin için bir ifadesi olması gerektiği an her yerde birden görünür olur.

Konu bana çok yabancı, ben şu an için sadece ilk mandalasını yapmış, yaparken de mutlu olmuş birisiyim. O sebeple konuyu anlatırken bolca Alternatif Anne ‘de bu konuda sevgili Tülay’ın yazdığı yazıyı referans göstereceğim, bana en açık ve net gelen o oldu. Bazı kısımlarda göreceğiniz alıntılar bu yazıya ait olacak.

Öncelikle benim için çok mistik bir anlamı yok mandalanın. Yani Tibet Budizm’indeki gibi evrene iyilik güzellik yayacağımı ön görerek yapmıyorum. Benim ki biraz daha farklı, tamamen rahatlamak, kafamı boşaltabilmek amaçlı.

Okumaya devam et

Gece Denizi

Ilk kez gece denize ne zaman girdiğimi tam olarak hatırlamıyorum ama hatırladığım yanimda babam vardi ve ben gece deniz derinlesiyormus diye tutturmus ve korkmustum.

Babam yine hatirladigim benimle uzun uzun konuşup gece girdiğimiz denizle gunduz girdigimiz denizin aynı olduğunu anlatmıştı.

Sonuç babamla dolunayda denize girmiş ve o inanılmaz ışık oyununa şahit olmuştum.  Her hareket edisimde su parliyordu…

Ben tarihi net hatirlayamiyorum ama oğlum net hatirlayabilsin diye tarihe not düşmek lazim o zaman:

18 Temmuz Cuma: benim oğlum ilk kez gece denize girdi ve sanırım 3 yaşın verdiği o cesurlukla hiç korkmadi.

Cok  eğlendik sonrasında kumsalda nefis bir uyku çekti.

Ona, yaşına, hayatı algilayasindaki sadeligine bir kez daha imrendim…

Yiğit Alp Burda Yok !

Anneanne ve dede ile saklambac oynuyor…

Sanırım biraz stratejik dusunme konusunda sıkıntı var. Zira kendisi camın arkasında gorunmedigini düşünüyor.

20140215_084600

20140215_084507

Böyle bahceli ev ziyaretlerinden sonra o kadar üzülüyorum ki apartmanda oturdugumuz icin, toprağa doya doya bulunamadığı, cani istediğinde tasin altındaki böcekleri kesfedemedigi ve  bir ağacın gun be gün cicek açmasını sahit olamadığı icin

Ama neyse ki anneanne dede evi var…

Hafta sonunuz saklambac oynayan cocuk kahkasi, yeni yagmis yagmur kokusu ustune kus sesi nesesinde guzel gecsin, gecmis sevgililer gununuz bir de kitap degis tokus gununuz kutlu olsun !

Çocukluğumuzun Oyunlari Toplanmış Gelmiş-ACEV

Çocukluğunuzdan hangi oyunlari hatirliyorsunuz…. Sek sek, körebe, saklambac…

Onlari ve daha bilmediğim bir sürü oyunu toplamış ACEV koymuş bir kutuya, cok guzel bir kitapçık da hazirlamis ve satışa sunmuş…

20140128_200233

Bu paketin içinde on tane oyun, paketin uzerinde ise harika bir not var, “bu ürünü alarakbir anne ve çocuğun egitimine katkıda bulundunuz

Oyuncak Keşfi: Curvy Board/ Waldorf Rocker Board

Alternatif eğitim üzerine kafa yormaktayım, daha derinlemesine okumak istiyorum ama malum taşınma öncesi konsantrasyonum bu süreci kazasız belasız atlatmak üzerine !

Yine de arada internette ilgilimi çeken yazıları okuyorum.

Algıda oldukça seçici bir şekilde buluyorum montesorri, waldorf, summerhill gibi kelimeleri :)

ETSY denen muhteşem sitede Yiğit Alp için oyuncak ararken birden Curvy Board/ Waldorf Rocker Board çıktı karşıma.

2

Bayıldım.

1

Hatta ben de oynamak istedim.

Kendi sitelerinde  da bir de videoları var.

Bunu izleyince ben daha da çok oynamak istedim.

Bu arada yapan şirketin adı open ended creations.

İsimlerini de pek bir sevdim.

Alsak mı ?

3

Bana mı Benziyor Bu Çocuk Acaba ?

Ben birşeye ilgi duyduysam mesela, onunla enine boyuna ilgilenir, tüm dikkatimi ona veririm ve işin suyu çıkana kadar ondan başka birşey yapmam. Yeni bir şarkıcı mı keşfettim, günlerce onu dinlerim, yeni bir yazar mı gider bütün kitaplarını okurum, yeni bir hobi mi buldum onun suyunu çıkaran kadar araştırır, dener, kursa giderim. Böyleyim yani ya hep ya hiç, bir işin ucundan hiç öylesine tutmamışımdır, ilgimi çekmediyse de birşey iki cihan bir araya gelse dikkatimi veremem.

Nasıl oldu, ben mi kendime benzettim yoksa bu onun karakterimi bilmiyorum ama Yiğit Alp de böyle…

Önce oyun hamuru ile başladı mevzu, haftalarca oyun hamurundan ay dede yaptı ailenin tüm fertleri, eve gelen arkadaşlar. Kimi gözüne kestirse tuttu elinden “a dedde, adede” diyerek odasına götürdü, çıkardı hamurları oynadı. Tam umudu kesmiş ömrümün geri kalanını oyun hamuru ile geçirmeye hazırlamıştım ki kendimi; dikkatini legolar çekti. Yaklaşık bir haftadır legolar ile içli dışlıyız. O legodan kule üstüne kule dikerken, yanında birilerin de onunla oynamasını istiyor. Oyun hamurunun bir haftadır yüzüne bile bakmıyor varsa yoksa lego. Ahşap bloklarla oynayalım diyorum mesela, mümkün değil illa ki lego yapıyoruz.

Bir sonraki ilgi alanını merakla beklemekteyiz.

İyi mi kötü mü bilemedim ama bu adam bu huyu ile annesine benziyor :)

Dedenin Delisi Makbul !

Ben Safranboluluyum. Hani şu evleri ile Unesco Dünya Tarih Mirası listesine giren şirin ilçe.

Pek bir severim memleketimi, her gittiğimde çocukluğumu da yanımda götürür, onunla oynar, konuşur, halini hatrını sorar geri dönerim. Yani benim için Safranbolu candır, ciğere çekilen temiz nefestir.

Safranbolu ile ilgili bendeki en canlı anılardan biri babaannemin bizi eski komşularına götürdüğü zaman gördüğüm, onların evinin önünden geçen arklar. Ne çok eğlenirdim o arklarda.

Ark eskinin yani nüfusun bu kadar çılgın, su kaynaklarının da bu kadar tahrip edilmediği dönemlerin, bahçe sulama sistemleri. Evlerin önünden genişliği yarım metreyi ancak bulan su kanalları geçiriliyor, sebze meyvenizi sulamak için bu kanallardan faydalanıyorsunuz.

Alırdık ceviz kabularını, kağıdı artık gemi olabilecek ne varsa çevrede, atardık arka, sokağın bir başından sonuna kadar geminin peşinde koşardık. Ne macera ama, öyle böyle değil; evlerin girişi için yapılmış eşikler köprü, sokağın sonunda suyun tekrar toplanıp gözden kaybolduğu büyük kanal ise dünyanın öbür ucuna açılan derya deniz…

Günlerden bir gün Safranboludan bahsederken, bu ark mevzusu açıldı ve babama bahçeye ark yapsana Yiğit Alp için dedim. Normalde saçmalama kızım demesi gereken babam tamam dedi. Etrafta en ufak bir su kaynağı olmamak ile birlikte her hangi bir kanal ya da suyu tahliye edeceği bir yer de yok. Süs havuzu mantığı ile yani motor ile suyu devir daim yaptırarak bahçenin bir ucundan bir ucuna ark yapacak…

Deli mi ne !

Ama olsun iyi ki birazcık deli, dedenin delisi makbul bence :)

Seni seviyorum babacım!

dede