Kategori arşivi: eğitim

Okul Görmek için de Bodrum’a Gidilebilir Pekala !

Bodrum’a gittik. Evet buradan kalktık bir okulu görmeye Bodrum’a gittik.

Böyle yazınca ve de okuyunca deli mi ne diyesim geliyor, insan Antalya’dan kalkıp Bodrum’a gider mi bir okul görmek için…

Gidiyormuş demek ki. Bazen bir okul evet epi topu bir okul bu kadar önemli olabiliyormuş.

Okumaya devam et

Başka Bir Okul Mümkün !

Bir aydır yazmamışım…

Bu sefer harika bir bahanem var, oğlum için bir şeyler yapıyorum, Antalya’da başka bir okul mümkün olması için çalışıyorum.

BBOM kısaca ne devlet ne özel okul diyen, eğitim sisteminden mutlu olmayan anne babaların, uzmanların kurduğu bir dernek. Amaçları çocukların çocuk olabileceği, öğrenmenin keyifli hale geldiği demokratik okullar kurmak.

İlki Bodrum da açıldı: Mutlu Keçi

İstanbul, Ankara, Kaş açılma yolunda

Daha detaylı bilgi için buradan buyurun

Ama bence bu okul modelinin nasıl bir şey olduğunu en iyi anlatan aşağıdaki video.

Bodrum mutlu keçi de geçen bir günü anlatıyor…

Bittiğinde keşke böyle bir okulda okusaymışım diyor insan di mi ?

Resim yapabilir miydim acaba ?

Ortaokul birdi sanırım, resim ödevi için pazar yeri yapacaktık. O ödevde resim yapma işini çok ciddiye almıştım ve baya özenmiştim. Ödevi yaptım, öğretmen sıra ile masasına çağırıp resimleri kontrol ediyordu. Sıra bana geldi, resme baktı bu kadınlar olmamış böyle kadın mı olur, bu bacaklar bu vücudu taşır mı dedi baldır küldür. Onca hevesle yapılan resim bir anda başarısız bir ödeve, ben de benim resme kabiliyetim yok diyen bir insana döndüm sevgili öğretmenimin çabalarıyla…Ki çekirdek ailemde benim dışımda herkes resim konusunda gayet başarılı.

Ben resim  öğretmeni olsam mesela bütün çocuklara ilk ders hepinize beş pekiyi hadi şimdi içinizden geldiği gibi resim yapalım derdim… Resim, müzik  gibi sanat dallarının not ile ölçülmesi ne kadar saçma…

Türk Eğitim sisteminde gerçekten, zarar görüyor hayatımızın geri kalanında da bu zararları tamir etmeye çalışıyoruz.

Picasso_GuernicaMesela kübizmin öncüsü Picasso Türk eğitim sisteminde yontulmuş olsaydı hala Picasso olabilir miydi merak ediyorum. Tamam içimdeki Picasso’nun öldürüldüğünü söyleyecek kadar haddimi aşmayacağım ama belki de kendimi iyi ifade edebileceğim bir hobi olabilirdi resim kim bilir…

Benim adıma biraz geç oldu ama oğlumun gelecekteki resim öğretmeni: baştan söyleyeyim, onun hevesini kıracak yorumlar yaparsan 20 yıl önce içimde kalanları sana söyleyebilirim…

Bu arada pazar yerindeki kadınlar çok sevdiğim ilk okul öğretmenimdi, eteğinin boyuna kadar…

Bu Haftasonu Bitmeden

Bu haftasonu bitmeden çocuğunuz için yapabileceğiniz iki güzel önerim var;

Bu görsel BBOM sitesinden alınmıştır.

Bu görsel BBOM sitesinden alınmıştır.

Cuma günü Atolye 5 de saat 19:00 da BBOM (Başka bir okul mümkün) tanışma toplantısı var, eğitim sistemini sadece eleştirmek yerine elini taşın altına koymak isteyenlere duyrulur…

Pazar günü  ise Montessori ve Kaynaştırma Eğitimini Geliştirme Derneği  nin düzenlediği “Hayata İlk Adımlarda Montessori Etkisi” semineri var,

Detaylar aşağıdaki gibi;

Okumaya devam et

Bu Kural Kimin İşine Yarıyor !

Bu pazar günü Iraz Toros un “Çocuk olmak ve pozitif disiplin” seminerindeydik.

Seminerin tanıtımı şu şekilde

Çocuğunuzla ilişkinizde sınır koymakla ilgili bir belirsizlik ve kararsızlık mı yaşıyorsunuz?
Ne zaman hayır diyeceğinizle ilgili aklınız karışıyor mu?
Çocuğunuz söz konusu olduğunda kural koymakla ilgili sorunlar yaşıyor musunuz?
Benim küçük bebeğim bir çocuğa dönüşüyor ve ben nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum mu diyorsunuz?
Çocuğunuzda başlayan davranış değişiklikleri ile nasıl başa çıkacağınızı bilemiyor ve kaygı dolu bir şaşkınlık mı yaşıyorsunuz?
Uçlar arasında gidip gelmek, bir çocuğun gözünden bu tartışmaya kulak vermek, empati yeteneği güçlü bir ebeveyne dönüşmek, gerçek vaka örneklerini dinleyip fikir üretmek için Uzman Psikolog Iraz Toros Suman ın konuşmacı olduğu Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin konulu seminerimize davetlisiniz…

Benim aklımda kalanlar, bana hımm evet bu bize iyi gelebilir dedirtenler kendi notlarımda.

Iraz’ın emeğine saygısızlık etmemek adına bunlardan bahsetmiyor ve sizin de bu seminere katılmanızı tavsiye ediyorum.

Ama benim en çok etkileyen, kafamda en çok kalacak soru bu seminerden şu oldu;

Koyduğunuz kural kimin işine yarıyor?

Eğer kural sadece sizin işinize yarıyor ise muhtemelen gereksiz bir kısıtlamaya sebep oluyorsunuz. Koyduğunuz kural çocuğunuzun da işine yaralamalı. Sırf siz toplamak istemiyorsunuz diye oyuncaklarını dağıtmasına izin vermemek, herşeyden öte keşfe hazır bir küçük adamı durdurmak ve onu incitmek demek oluyor.

Bir dahaki sefere bir kural koyarken ya da nerede sınır koymalıyım diye düşünürken bunu sormakta fayda var.

Bu kural kimin işine yarıyor !

Mutfakta Baba mı Var Yoksa ?

Adım adım’ın setlerini alıyoruz her ay. Bize Alp’in gelişimine uygun oyun fikirleri veriyor. Her zaman ilgisini çekmese de en azından benzer oyunları türetebilmek açısından çok işe yarıyor.

Bu ayın yani 16. ayın konusu mutfağımızı keşfediyorum… Bu konu ile ilgili oyunlar, resimler var gelen setin içinde. Bir tanesi var ki benim adım adım’ı ayrıca takdir etmeme sebep oldu…

Anne, baba mutfakta hepbirlikte yemek pişiriyorlar.

Yani -malesef-  yaygın olduğu gibi anne mutfakta koşuşturup, baba içerde – en iyi ihtimal ile- çocuk ile oynamıyor.

Anne, baba beraber yemek hazırlama sorumluluğunu paylaşıyor. Bu resmin yanına sen de büyünce bizim ile birlikte yemek hazırlayacaksın biliyor musun? denebilir.

Birlikte hazırlanan bu yemeklerin bir anlamı olur, hem hazırlanılır hem konsulur, gün özetlenir, herkes bir şeyler paylaşır…

Zaten paylaşmaya yeterince zaman ayıramayan aile bu sayede kendine zaman ve anı yaratabilir…

Benim annem çalışıyordu ve bizde işler böyle yürüdü. Benim çocuk hafızamda en çok kalan anılardan biri  işte bu yüzden mutfak sohbetleri oldu.

Yani evdeki sorumlulukları paylasmak sadece kadınları ilgilendiren bir söylem değil bu daha çok aile olabilmeyi , geçirilen kaliteli zamanı, oturduğunuz meskeni ev yapabilmek ile alakalı bir şey…

Bir de bu tür paylaşımların tek çocuklu ailelerde özellikle daha önemli olduğunu düşünüyorum.  Sonuçta Yiğit Alp in paylaşmayı öğrenmesi adına bizden başka şansı yok uzunnnnnnnca bir süre için :)

 

 

 

Modern Toplumdaki En Karanlık Nokta…

Gecen gün Alp in doktoru ile konustum,

Sivri cisimleri almasına izin vermeyin dedi

Ama onlarla çok iyi zaman geçiriyor, saatlerce oyalanabiliyor

Hatta yemek yedirirken eline bir örgü şişi veriyorum

Onunla oyalanırken itiraz etmeden yiyiyor yemeğini o derece yani

Hem ne kadar zararı olabilir ki

En fazla şişi gözüne batırır o da binde bir ihtimal

İlla batırdı diye hemen kör olacak da hali yok ki

Seviyor işte napıyım canım

Hem de zaman geçiriyor

Olmaz bir şey

Çok saçma geldi di mi söylediklerim.

Bunları demek için delirmiş olmam lazım bence

Ama konu televizyon olunca, bu cümleler normalleşiyor

Kabul edilebilir oluyor.

Hatta benim gibi televizyon seyrettirmiyoruz diyen annelere

Biraz fazla abartıyor gözüyle bakılıyor.

Yahu bırakın dil gelişiminde bozukluğunu son zamanlarda

Bilim insanları otizm gibi ciddi bir hastalık ile televizyon seyretmek arasında bağ kurdu

Ama hala insanlar bebeklerine televizyon seyrettirebiliyor.

Ben buna işte bir türlü akıl sır erdiremiyorum.

İnsan bile bile bunu yapmayacağına göre

Gercekten insanlar televizyonun bebeklerimiz için ne kadar zararlı olduğunu bilmiyor.

Yok yok bilmiyor yoksa insan bile isteye bunu çocuğuna yapar mı ?

Not:Resim ADEV in facebook sayfasından alıntıdır.