Ağlamanın Sakıncası Yok …

untitledAletha Solter’in çocuğunuza kulak verin isimli kitabını okudunuz mu ?

Bence okuyun ve hatta uygulayın, iyi ki diyeceğinizi düşünüyorum.

Hamileyken milyon tane kitap okuyup, bilgi şokuna girdikten sonra çocuk büyütme işi ile ilgili az ve öz kitap okuyacağım diye kesin ama çok kesin bir karar vermiştim. Bu karardan sonra Aletha  Solter’in de kitabını okumadan önce uzun uzun insanların yorumlarını okudum ve evet kesinlikle okunmaya değer bir ebeveynlik kitabı ile karşı karşıyaydım, okunmalıydı.

Bu hafta bir kez daha bu kitaba ve yazarına teşekkür ettim.

Aletha Solter’in  kitapta uzun uzun anlattığı bir konu ağlamak ya da daha doğrusu çocuğun ağlamasına izin vermek. Ama onu kendi başına bırakıp ağlarsan ağla evladım açılırsın değil kastım. Kucağınızda sevginizi hissederek, güvende olduğunu bilerek, acısına öfkesine saygı duyulduğunu görerek ağlamak…

Bizim yaşadığımız son olay şuydu mesela.

İş çıkışı gidilen market alış verişinden birlikte yorgun argın döndük. İşin açıkçası Yiğit Alp de ben de yorgunuz ve içimizden birisi sanki her an huysuzlanabilir gibi. Ve evet beklenen oldu evin hemen yanındaki büfeye girmek istedi oğlum, olmaz dedim çünkü girince daha büyük bir kriz yaşanacak. Ağlamaya başladı, susturmadım. Eve girdik onu kucağıma aldım önce bakkala gidemediği için uzun uzun ağladı, öfkelendi bana kızdı. Ama sonra birden babam diye ağlamaya devam etti. Yorgundu, huysuzdu ve aslında onu rahatsız eden bambaşka ifade etmekte zorlandığı bir duygu vardı. Yiğit Alp babasını özlemişti. ( Mustafa şantiyede çalışıyor bilmeyen kalmadı sanırım :) ). Bir süre babası için ağladı ve bu ona çok iyi geldi. Ağlaması bitip rahatlayınca babasını aradık, babası ile konuştu ve mis gibi bir uykuya daldı. Ve tataaa sabah mutlu neşeli çocuğum tam karşımdaydı.

Ağlamasına izin vermek ona bunun için güvenli bir ortam yaratmak benim annelik adına aldığım en iyi , en bilgece tavsiye. Böyle zamanlarda bu ağlama seanslarından  sonra onun rahatlamasını izlemek, pırıl pırıl gülüşünün yerine geldiği görmek ne eşsiz bir keyif !

Bir de bu senaryo Aletha Solter’i keşfetmemiş olsaydım şöyle olabilirdi.

Yorgunum, Yiğit Alp ile isteği yerde yemek yemişiz ve dahi istediği atıştırmalık kuru meyveyi keyifle mideye indirmişiz. Bu arada ben alışveriş yapmışım ve kocaman bir şarap şişesini oğlum marifetiyle marketin ortasında yere düşürüp  patlatmışım. Tam eve geldik oh beee diyecekken Yiğit Alp ağlamaya başmış ve evet tepinmesi de cabası. Bu kadar yorgunken bu bana reva mı güzel evladım? Çabuk eve zaten uyku saatin de geçti yatıyoruz !!! Kendini anlaşılmamış mı hissediyorsun hem de kendini en güvende hissetmen gereken yerde ve kişinin yanında yarın öper koklarım seni bir şeyciğin kalmaz ben de çok yorgunum hadi iyi geceler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s