Çocuk Dediğin Kalabalıkla Mutlu…

Koca dışarıda, Yiğit Alp uykuda yaklaşık 3 yıldır bin türlü sebepten kullanılmayı bekleyen kahve makinemizde ilk kahvemi hem de Julius Meinl ayıptır söylemesi yaptım, lounge fm dinliyorum ve anlatmaya hazırım…

Enteresan taşınma maceramızın Konya durağında hayatın bir acı gerçeği ile karşılaşmış bulunuyorum, koca haftanın 6 günü sabah sekiz akşam sekiz çalışıyor, Yani üç kişilik çekirdek ailemizin bir kişisi çoğunlukla yok ve türkçesi on kaplan gücünde bir anne olmam gerekiyor yine…

Oysa meğerse ne güzel şeymiş kalabalık ailede çocuk büyütmek, iki düğün sebebi ile iki hafta kocaman ailem ile geçirdiğim zaman resmen kafama dank etti çocuk dediğin kalabalıkla mutlu…

Kadro oldukça kalabalıktı  ve toplam üç çocuklu bir komündük. Öyle olunca da  kah birbirleri ile oynadılar, kah dedenin peşine düşdüler, kah Aliiiii olaya el attı, anneanne yemeğini yedirdi en olmadı etrafta öylece dolanıp kalabalığı seyrettiler , canı istedikleri zaman sosyalleştiler… Yani öyle böyle sallan yuvarlan ama çok keyifli zaman geçirdi Yiğit Alp. Ve diyebilirim ki şu zamana kadar benim gördüğüm en sosyla versiyonuydu oğlumun…

Ben de tamam dedim, bundan sonra Konya’da kimse parktan çıkartamaz bizi…. Oturduğumuz sitenin güzel bi çocuk parkı var ve evimizin tam karşısında ama gel gör ki ya biz ya da park sakinleri biraz garibiz uyuşamıyoruz bir türlü… Bazı çocuklar çok hırçın, bazılarının malesef ailesi sanırım bizim aileyi pek tasvip etmiyor – dün tam aaa harika oğlum ile yaşıt galiba bu çocuk hadi tanışalım diye hamle yaptım annesi ile göz göze geldik, bu arada annesinin sadece gözlerini görebiliyordum ben kotum ve t-shirtümün nasıl sırıttığını anlatmama gerek yok sanırım- , biraz büyük erkek çocuklar genelikle savaş oyunları oynuyor ve sürekli tabanca ile seni öldürdüm bam güm diye dolaşıyor o sebeple onları da geçince geriye çok da bir seçenek kalmıyor… Zaten parkta sırasını beklemesini, arkadaşını itmemesini öğretmiş bulunduğum oğlum bildiğin meydan muharebesinden hallice kaydırakta hayatta kalmaya uğraşmaktan sıkılmış durumda artık ilgilenmiyor…

Sonuç çekirdek aile olarak yaşıyoruz, ve benim lego ve puzzle yapmaktan ince motor becerilerim gelişti o kadar diyim !

İnsanoğlu kalabalık aileli büyük evlerden ne ara çekirdek ailenin yaşadığı küçük evlere geçti bilmiyorum ama çocuk büyütmek için bulunabilecek en zor yolu seçmiş bulunuyor… Hem anne, hem büyükanne hem dede hem teyze hem kuzenim ve koca bir ailenin eğlencesini ben nasıl bu çocuğa verebilirim delirmeden merak ediyorum doğrusu :)

Önümüzdeki hafta Yiğit Alp için oyun grubu bulmak için kolları sıvayacağım… Umutluyum ya da iyimser kalmaya çalışıyorum diyelim bu arada Türkiyedeki ilk montesorri uygulamalarından biri Selçuk Üniversitesi uygulamalı anaokulunda yapılmış neden olmasın di mi bize göre bir oyun grubu bu şehirde !!!

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s