Kim korkar pospartum depresyondan

Güle  oynaya beklenen bir bebekti güzel oğlum yani hiç içimden hamileyken tüh vah demedim. Tamam, bir ara evliliğimiz için erken mi diye düşündüm itiraf ediyorum ama onun dışında türk filmlerindeki anneler kadar mutluydum bebeğimin gelişi için…

 

Önce sezaryen olmak beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Oysa ben hazırdım normal doğuma: her şeyi yalayıp yutmuştum doğumla ilgili. Hayat zaten orda ilk sinyali vermişti annelikle ilgili…  ‘ Dur bakalım sakin ol artık kontrol sen de değil tamamen’ . Ama tabi ben mesajı aldım mı:  tabii ki üstüme bile alınmadım.

İlk gecemiz sonsuz bir mutlulukla geçti. Yanımda usul usul bütün gece uyuyan bebeğime bakarak oturduk bütün gece. O gece hani sandım ki hep böyle bebekler uzun uzun uyuyacaklar bütün gece… Hala bu saflığıma gülmekteyim.

Eve gelince tabi hayatın gerçeklerini biraz daha kavrıyor insan… Öncelikle size muhtaç küçücük bir varlık insanı gerçekten panikletiyor. Ağlıyor ama neden ağladığını bilemiyorsunuz. O okuduğun dağlar kadar kitap bir anda kafandan siliniyor kendine kıza kıza bebeğin için üzülerek deneme yanılma ile buluyorsun derdini… Oysa o kitaplar ne güzel anlatmıştı her şeyi. Nasıl da kavramıştım bütün olasılıkları, hazırdım bebeğimi en kralından rutine sokmaya, onu mutlu etmeye ona kolay bir hayat sunmaya…  Sonra evde ki kalabalık delirtiyor insanı… Sen kafan kadar olmuş göğüslerinin ağrısı ile başa çıkmaya çalışırken yatak odasından dışarıya çıkamıyorsun mesela. Çünkü dışarıda bir dolu insan oturmuş televizyon izliyor. Hani ben de zaten canım yanıyorken bu temmuzun sıcağında en azından kendi evimde keyfimce dolanabilsem… Sonra sen bebeğine bakmak için elinden geleni yaparken soğukkanlılığını korumaya çalışırken bir de sana sürekli dikkatli ol canını yakacaksın yok çok ağladı yok doymadı yok göğsüne burnunu dayama nefes alamaz diyen bir sesler korosu var… Oysa çığlık çığlığa bağırmak istiyorsun: zaten sınırdayım bu yaptığınızla sadece beni şu meşhur pospartum depresyonuna biraz daha itiyorsunuz. Tabi bu iç seslerle birlikte yatak odasında oturuyorsun günün sonunda o ayrı. Bir de en son nokta hepimiz anne olduk abartıyorsun söylemi… Nasıl süper di mi insanın doğum sonrası ihtiyacı olacağı en süper destek :D

Bebeğime bakamıyorum acaba yeterince sevmiyor muyum, aman tanrım hayatımı mahvettim bir daha hiç eskisi gibi olamayacak düşünceleri arasında ninni söylerken bile duygulanıp ağlayan bendenize geçecek bu da dediklerinde karsımdakinin suratına ne diyorsun sen diye anlamsızca bakıyordum. Ama evet geçiyormuş, ne kadar derin ve karanlık olsa da her depresyonun bir sonu varmış ve geçiyormuş… Evet hala bazen kaygılanıyorum bebeğim için, kendim için ama artık bu bence sağlıklı boyutlarda insanı diri tutan bir kaygı…

 Elif Şafak ın kendisinin geçirdiği pospartum depresyonu anlatan siyah sütü okuduktan sonra kendime oradan aldığım cümle su oldu…

 “çünkü ne kadar girift olursa olsun her dehlizin bir çıkışı var… Ummadığın   bir yerde seni bekleyen… ortaya doğru yürümek tek yapman gereken…”

Demek istediğim eninde sonunda geçiyor, her depresyon gibi bu da geçecek diyip çıkışa doğru yürümekte fayda var. Çıkısı göremiyorsan da en azından yürümek,durup öylece beklememek lazım.

Dedim ya kim korkar pospartumdan!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s