Ritüel

Ritüeller; en sevdiğim hayatın koşuşturmacası içinde durma, dinleme, dinlenme ve devam etmek için enerji toplama anı… İster bir kahve içimi olsun , ister sadece durup düşünme anı isterseniz de dua etmek olsun siz bilirsiniz ama  size ait bir ritüel hayatınıza iyi gelebiliyor çoğu zaman…

Misal;

Bu yazıya bir güneş gerekiyordu. Hem de en güzelinden. Benim için olabilecek en güzel güneş Eric Carle 'ın aç tırtıldaki güneşidir.

Sabah güneş doğarken çıkıyoruz balkona, o benim kucağımda sımsıkı sarılmış yüzümü okşar tatlı tatlı. Ben ona sarılırım, ya kocaman bir hırka ile sarmalarım onu ya da kendi hırkasını giyer büzüşür yapışır bana… Bir de olur da ayakları üşümüşse bacaklarımın arasına sokar hemen üşüdüm ısıtır mısın der. Güneşi izleriz sonra ileride -nasıl olduysa AVM ve okul inşaatı arasında canlı kalabilmiş- kocaman bir ağacın arkasından doğar güneş o ağacın arkasından çok da güzel doğar ama tarif etmesi biraz zor göstermem lazım, bak işte böyle doğuyor ben de ona böyle sarılıyorum o yüzden bu kadar güzel demem lazım. Bu sebeple burası biraz eksik kalacak kusura bakma sevgili okur. Sonra ben öperim onu, o bana her gün güneş hakkında nasıl bu kadar konuşacak şey buluyor bilmiyorum ama mutlaka birşeyler anlatır. Ay dede de henüz gitmedi ise birbirini özlemiş iki arkadaşın görüşmesi bizi de sevindirir. Bu tatlı onbeş dakikamız biter ve iliklerime kadar hissederim hayat bu anlar için güzel… Sonra mesela aklıma küçük prensteki tilki gelir evet derim artık ben de evcilleşmişim…

İşte dünya yine de böyle anlarla başka anlara rağmen güzel bir yer. Siz yine de içinizi karartmayın, dünyayı ve hayatınızı sevmeye çalışın, devam edin çünkü vazgecemeyiz…

Aybala

Duvar

Herkesin bir okula hazırlık ritüeli var. Bizimki de yiğit alp duvarını boyamak oldu.  Geçen sene oluştu bu duvar. Okuldan gelen resimleri ne yapsak derken bir baktık ki mutfağın girişinde duran o sevimsiz duvar tam da bu resimler için harika bir sergi alanı. Hem duvar şenlendi – ama ne şenlenme ! -hem de Yiğit Alp acayip keyif aldı.

Duvar da yer kalmayınca biz de çıkardık resimleri. Ama o da ne duvarı bildiğin mahvetmisiz.

image

Aldık alçımızı, boyamazı boyadik boydan boya. Şimdi boş yeni duvar okuldan gelecek ilk resme hazır !

image

Yani kısaca her çocuk sanatçıdır ve her sanatçının eserleri sergilenmelidir.

Mesela

Bir gün mesela insanın canı hiç yazmak istemiyor, bir gün de o aynı can yazmassam olmaz diyor.

Bu andan öncesi mesela ilki gibiydi.

Bir gün defterlere yazıyor, yazıyor siliyorsun bir gün blog sayfana geri dönüyörsun.

İşte şu an tam olarak ikincisi gibi.

Alternatif

2015 kötü başladı, tabi daha kötüsü olmasın ama cümleten hastayız.

Benim  ayrıca ağrıyan bir dişim, bir de son yağmurda suya doymuş bir mutfağımız var.

Kemiklerimize kadar yorgunuz ailecek.

Evdeki herkes olduğu yerde sızıp kalıyor sürekli.

Yani olmadı, biz 2015’e bildiğin giremedik.

2014 ile 2015 arasında bir yerde arafta sıkıştık kaldık resmen ailecek.

Madem öyle

Ben de bize alternatif süre veriyorum. Ocağı iyileşme ve toparlanmaya ayırıp, 2015’e Şubat’ta giriyorum.

Takvim dediğin nedir ki önemli olan zaman sonuçta, maksat yeni bir zaman dilimine başlangıç yapmak, yenilenmek ise biz de bu yıla geç giriverelim.

O zaman  alternatif olacaksa yılbaşımız cumartesi olsun, Muğla’da nişan töreni var o da geçsin, sakin sakin ailecek girelim yeni yıla

Biz Kırbaş çekirdek ailesi olarak en güzeli 2015’e 7 Şubat cumartesi günü girelim.

Yok bütün sene geçmez böyle.

 

2014

Yoda-There-Is-No-Try1

2014’ün ana fikri, bana öğrettiği ve benim tecrübe ile öğrendiğim budur.

Denemek diye bir şey gerçekten yok, hayat bu kadar basit ve net.

Olsa mı olmasa mı, yapsam mı yapmasam mı diye arafta kalmak sadece beyni yoruyor.

Hepimizin bir “Yoda” ‘sı olsa ya yeni yılda…